Siz Karşınızdakilerle Nasıl Bir İletişim Halindesiniz?

Etrafınızdakiler sizi dinlemediklerinde veya size karşı çıktıklarında suçlu kim? Yoksa suçlu yok mu? Evet var: iletişimsizlik. Peki, siz etrafınızdakilerle nasıl iletişim kuruyorsunuz? İsteğinizi, fikrinizi nasıl ifade ediyorsunuz? Uzmanlara göre her insanın iletişim sırasında sürekli olarak kullandığı bir tutumu var. Tutumlardaki farklılık veya bazı işlevsel olmayan tutumlar ise ciddi iletişim sorunlarına yola açabiliyor. İletişime dair tutumları dört ana başlıkta değerlendirebiliriz;

Pasif veya edilgin tutum gösteren kişi kendini hep dolaylı olarak anlatmayı tercih etmektedir. Başkalarının onun ne söylemek istediğini anlayacağına inanır ve düşüncelerini söylemez. Bakış açısını, duygularını veya isteklerini ya önemsiz bulup paylaşmaz veya reddedileceğini düşünüp paylaşmaz. Kendi istekleri hep ikinci sırada olur. Başkalarının onun adına karar vermesine hiçbir şey diyemez. “Hayır” demek onun için çok zordur. Bu tutumun yararı elbette ona kazandırdıkları da vardır; tüm karar verme sorumluluğu karşı tarafa yükleyerek hiçbir şeyin sorumluluğunu da almazlar. Ancak zararı daha fazladır; kişiye yetersizlik duygusu verir, benlik saygısını yitirmesine neden olur, her zaman bir başkasına bağımlı kalır.

Agresif veya saldırgan tutum gösteren kişinin özelliği, karşısındaki kişiyi hiç düşünmeden tüm duygu veya isteklerini söylemesidir. Burada agresif tutumu kullanan kişiye göre, kendisine ait olan tüm bakış açıları ve istekleri doğru ve makuldür. Bu konularda tartışmaya girmesine gerekecek hiçbir kuşku dahi yoktur. Ancak bu kişilerin isteklerinin olmaması durumunda ise çok çabuk öfkelenir, karşıdakini sindirerek isteklerinin yapılmasını sağlar. Eğer ortaya kötü bir durum çıkarsa da bu konuda asla suçlu o olamaz, her zaman suçlu karşı taraf olur. Bu tutumun da yararları bulunmaktadır elbette; etrafındaki herkesin isteğini yerine getirmesini sağlar. Çünkü etrafındaki kişiler ondan biran önce kurtulabilmek için isteklerini yerine getirmek zorunda hissederler. Agresif tutumun zararı ise bu insanlar karşısındaki kişileri üzer, gücendirir, hatta onarılmaz yaralara yol açarak o kişilerin tamamen hayatından gitmesine neden olur.

Pasif-agresif tutum yani edilgin saldırgan tutum bir başka iletişim şeklidir. Bu aslında yukarıda bahsedilen her iki tutumun karışımıdır. Kişi kendine ait düşünce, duygu ve isteklerini söylemek ister ancak karşısındakinin reddetme ihtimalinden veya olası sonuçlarından korktuğu için bunu yapamaz. Bundan dolayı da karşısındakine öfke duyarak mevcut olan yapacaklarında aksamalara, gecikmelere ve dirençlere neden olur. Ancak bu aksama ve gecikmeler için de her zaman bahaneleri vardır. Bu kişiler yaptıklarının sorumluluğunu da almaz ve kendi isteklerini, duygu ve düşüncelerini de ortaya koyamazlar.

Ne yazık ki yukarıda bahsedilen tutumların hiç birisi işlevsel değildir. Bunların dışında kalan bir başka tutum ise normal hayatta kişinin kendini daha doğru ortaya koymasını sağlar. Bu tutuma göre; kişi isteklerini, duygu ve düşüncelerini “ben” dili ile rahatlıkla ortaya koyabilir ve savunabilir. Bunları yaparken de başkalarının haklarını ihlal ermez ve aksine onların ne istediğini de göz önünde tutar. Etrafındaki insanların ona karşı olan olumlu yorumlarından mutlu olur, eleştirilerini de uygun bir şekilde kabul edebilir. Bu kişiler kendi isteklerinin yanlış olabildiği durumlarda da karşıdakini kırmaz veya aldığı yorumlardan dolayı gücenmez. En sağlıklı tutum olarak kabul edilen Kendini Doğrudan Ortaya Koyan tutumu acaba siz veya etrafınızdaki kişiler ne kadar gösterebiliyor?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir