Hepsi Nasıl da Üst Üste Geliyor!

Journal of Personality and Social Psychology dergisinde henüz geçtiğimiz haftalarda yayınlanmış bir çalışmada(*) herhangi bir olay dizisi karşısında, genel durumun iyileştiği ya da kötüleştiğine dair algımızın simetrik olmadığı ortaya konulmuş. Diğer bir deyişle, iyi giden bir durumun kötüleştiğine ilişkin algımız, kötü giden bir durumun düzelmeye başladığına dair algıya göre çok daha hızlı oluşuyor. 

 Çalışmada katılımcılardan ekonomi, sağlık ve spor gibi konularda çok iyi giden bir durum hayal etmeleri istenmiş. Daha sonra ikiye ayırdıkları katılımcıların bir grubuna işlerin kötüleştiğine inanmak için bundan sonraki 10 olaydan kaç tanesinin kötü olması gerekeceği sorulmuş. Diğer gruba ise tam tersi şekilde çok kötü bir durumun düzeldiğine inanmaları için kaç tane iyi olay gerektiğini söylemeleri istenmiş. Sonuçlara göre, durumun düzeldiğine inanmak için ortalama 6,5 iyi olay beklenirken, durumun kötüleşmesi için 5 kötü olayın yettiği belirtiliyor. Yani insan zihninde durumun kötüleştiği yönündeki algı daha çabuk oluşuyor.

Bu çalışma, insanların mevcut durum içinde yaşadığı kötü veya iyi bir durumu nasıl farklı algıladığının bir kanıtı. İnsan algısına göre, kötü giden bir şeyleri düzeltmek için –belki de giderek artacak- bir çaba gerekirken, iyi giden şeylerin bozulması için bazen hiçbir şey yapmak bile gerekmeyebiliyor. Bu da günlük yaşamda karşılaştığımız kötü olayların belki de bizim algımız sonucunda bu kadar peş peşe gelmiş gibi görünebileceğini göstermekte.

Yani kötü giden bir durumda biraz nefes alarak, kendimize ve bulunduğumuz duruma bir adım geriden tekrar bakmamız gerekiyor. Bu belki de o an içinde bulunduğumuz durumun algıladığımız derecede kötü olmadığını görmemize yardımcı olacaktır.

 

(*)The tipping point of perceived change: Assymetric thresholds in diagnosing improvement versus decline. O’Brienve Klein, 2017. Journal of Personality and Social Psychology

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir