Sevgiyi Anlatmanın 5 Dili

Dr. Gary Chapman’ın 1995 yılında çıkan kitabına göre sevgiyi anlatmanın beş yolu var ve herkes bunlardan en az birisini kullanmayı tercih ediyor… Bunlara Dr. Chapman sevginin beş dili diyor. Ona göre kişiler bu beş dilden biri ile etrafındakilere sevgilerini göstermekte ya da kendisinin sevilip sevilmediğini algılamaktadır. Elbette bu diller birden fazla da olabiliyor, ancak ağırlıklı olarak sadece bir dil tercih ediliyor. Nitekim Dr. Chapman, 5 dili birden kullanmanın oldukça zor ve yorucu olacağını vurguluyor.

Bu sevgi dilleri sadece özel hayatınızdaki kişi ile değil, anneniz, babanız, çocuğunuz, arkadaşınızla olan yani hayatınızdaki tüm ilişkilerinizde karşınıza çıkıyor. Eğer sizler kendinizi ve etrafınızdakileri tanımak istiyorsanız hep birlikte bu sevgi dillerine bir bakalım…

Bu dillerden ilki: “kaliteli zaman geçirmek”. Kaliteli zaman aslında her iki kişi için de mutluluk verebilen “birebir” ilişkinin olduğu zaman demek. Yani bu sevgi dilini kullanan bir kişi için yanındaki kişi ile geçirilen güzel bir an veya sevdiği kişiyle bir şeyler yapmak onu her şeyden çok mutlu edecektir. Diğer taraftan bu kişiler sevgilerini de diğer kişilere zaman ayırarak, onlarla bir şeyler yapmayı planlayarak göstermeyi tercih ederler. Tabii bu zamanlar, normal hayat kargaşasının içerisinde karşıdakine özel zaman ayrıldığında anlamlıdır. Aksi takdirde bu kişiler sürekli aynı evde olup da “birlikte bir şey yapmıyoruz” diye dert yanabilirler.

İkinci sevgi dili ise; “hizmet etmek veya hizmet edilmesini istemek”. Bizim kültürümüz için hiç de yabancı olmayan ve birçok kişinin tercih ettiği yollardan biridir. Özellikle annelerimizin kullandığı bir dildir bu; “sevdiğin yemeği yaptım, senin için en güzel pastayı hazırladım” gibi… Birçok kişi, karşısındaki kimsenin kendisi için kahve yapmasından ya da işlerine yardım etmesinden dolayı aşırı mutlu olabilir. Ya da karşısındaki kişiyi mutlu etmek için en sevdiği yemeği hazırlamaktan, pasta yapmaktan, işlerine yardımcı olmaktan çok zevk alır. Diğer taraftan, bu sevgi dilini kullanan bir kişi, işlerin yapılmamasını ya da evde yemek olmamasını sevgisizlik olarak da algılayabilmektedir.

Üçüncü dil ise; “hediye vermek veya almak”tır.  Bazı kişiler hediye almanın sevgi göstergesi olamayacağını ve bunun sadece alışveriş sektörüne hizmet edeceğini söyleseler de hediyenin maddi bir anlamı olmadan da verilebileceği aşikardır. Hatta el emeği ile yapılan hediyeler bu dili kullanan kişiler için çok daha kıymetlidir. Kendileri de sizi ziyarete elleri hiç boş gelmezler ve küçük hediyeler almayı veya hazırlamayı sevgi gösterisi olarak kabul ederler. Bu nedenle de doğum günleri veya yıldönümlerinde unutulan hediyeler yüzünden kalp kırıklıkları yaşayabilirler.

Dördüncü sevgi dili ise; “onaylayıcı kelimelerin söylenmesidir”. İltifattan hoşlanan bu kişiler için yaptıkları işler karşısında takdir görmek, teşekkür edilmesi veya basitçe “eline sağlık” denmesi aslında bir sevgi göstergesidir. Kendileri de karşısındaki kişilere de benzer şekilde övgü ve takdirlerle cevap vermeyi tercih ederler. Ancak yaptıkları ile ilgili olumlu bir geri bildirim almadıklarında veya iltifat alamadıklarında ise çok mutsuz olurlar.

Sonuncu sevgi dili ise; “fiziksel temas”, yani dokunma ve okşanma ihtiyacı duyulmasıdır. Bazı kişilerin en sevdiği şeyler; başının okşanması ya da saatlerce sırtlarını kaşınmasını veya ovulmasıdır. Hatta son dönemde yaygınlaşan özel masörlerin çoğu müşterisi bu kişilerden oluşmaktadır. Konuşurken bile sizin elinizi tutar ya da sarılırken daha uzun sarılırlar. Çok sinirlenmiş bir kişinin omzuna dokunduğunuzda sakinleşiyorsa, büyük ihtimalle fiziksel temas yoluyla ile sevgi alıyordur. Bu kişiler sevgiyi tensel olarak hissetmek isterler, bunu yapamadıklarında ve, sevdiklerinden fiziksel olarak uzak kaldıklarında çok mutsuz olabilirler.

Dr. Chapman’ın ortaya koymuş olduğu bu beş sevgi dili içinden acaba sizin için sevgiyi ifade etmenin yolu hangisi? Ya sevdiğiniz kişi için? Ya çocuğunuz için?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir