Kriz anında ne yapılmalı? Psikolojik ilk yardım nedir?

Krizle karşılaşan kişi derin bir üzüntü ve hayal kırıklığı yaşar. Etkin problem çözme yetisini kaybeder ve artık onun için hiçbir çare, çözüm veya seçenek olmadığına inanır. Yaşamı ile ilgili kontrolü ele almaz. Krizde yoğun korku ve şok içerisinde artan bir etkilenme durumu söz konusudur. Tüm bu tepkiler; normal bir zamanda görüldüğünde “patoloji” olarak tanımlanmaktadır. Ancak kriz anında yaşanılan bu tepkiler; “anormal duruma verilen normal tepkiler”dir. Bu yaşanılan duygular genelde kısa sürede azalır ve yok olur.

Elbette bu tepkiler herkeste aynı şiddet ve yoğunlukta görülmemektedir. Bunun nedeni de kişilerin krize verdikleri tepkinin bazı faktörlere bağlı olmasıdır. Bunlar; bireyin özellikleri (yaş ve gelişim evresi, geçmişte yaşanmış travma öyküsünün varlığı, zihinsel özellikleri, baş etme mekanizmaları, dayanma gücü, duyarlılığı, kişinin travmayı algılayış şekli), çevrenin özellikleri (hemen el uzatılması, desteğin şekli ve kalitesi, karşılaşılan kişinin tavrı, güvenlikte olma derecesi, toplumdaki değerler, tavırlar ve politik ve kültürel yapı), ve olayın özellikleridir (olayın oluş şekli, ciddiyeti, süresi, fiziksel veya bedensel tehdit içerip içermediği, aşağılanma ve terör içerip içermediği, tehdide fiziksel ve psikolojik yakınlık).

Kriz anındaki ilk dönem, “Şok Dönemi” olarak adlandırılan ve ilk 48 saate kadar geçen zamandır. Bu dönemde kişilerde aşırı fizyolojik uyarılma, algıda hassasiyet veya kısıtlanma, mantıklı düşünememe, karar verememe, hafıza ve dikkati yoğunlaştırma güçlük, derealizasyon (çevrenin gerçek dışı görünmesi), dissosiyasyon (çözülme), duygusal küntlük veya donma, acı hissetmeme, panik tepkileri ile çevreye ve herkese güvensizlik görülebilmektedir. Panik olma durumunun önlenmesinde en önemli adım; mevcut düzenin devam edeceği ve nedeni ne olursa olsun, krizle başa çıkılabileceği mesajının verilmesi ve güven tazelenmesidir.

İlk 48’in saati içeren şok dönemi için WHO (DSÖ, Dünya Sağlık Örgütünün) önerdiği müdahale biçimi Psikolojik İlk Yardımdır (PİY). PİY, ruh sağlığı alanında eğitimli olmayı gerektirmeyen ve afet durumunda herkesin verebileceği bir destek türüdür. PİY’de temel olan, insanlarla etkileşim içinde olmak ve orada hazır bulunmanın getirdikleridir. PİY’de amaç ümit ve güven duygularını yaratmak ve destek sağlamaktır. Eğer kriz anında yardımcı olmak istiyorsanız PİY bilmek size avantaj sağlayacaktır. Ancak başkalarına yardım etme kararı vermeden önce kendi sağlık durumunuz (belki birkaç gün aşırı yorulacak ve uykusuz kalacaksınız) ve ailenizin koşullarını göz önünde bulundurmanız gerekmektedir.

WHO; Psikolojik İlk Yardım’ın üç aşamada yapılmasının gerekliliğini söylemektedir. İlk aşama; “İZLE”mektir. Yani etrafta (krize yol açan olay?) olup biten olay izlenmeli ve güvenlik kontrol edilmelidir. Yeni bir olayın ortaya çıkıp çıkmayacağı konusunda tedbirli olunmalıdır. Örneğin bir patlama anında tekrarlama veya ek bir patlamanın (ilk patlamadan etkilenen tüp gibi) olabileceği hesaba katılmalıdır. Ardından öncelikle acil temel ihtiyaçları olan kişiler olup olmadığı kontrol edilmelidir. Eğer bu durumda kişiler varsa, onların ihtiyaçlarının neler olduğu öğrenilmelidir. Acil tıbbi yardım ihtiyacı, bu dönemde kontrol edilmesi gereken öncelikli bir durumdur. Ayrıca ciddi düzeyde stres tepkileri gösteren insanların olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Şokta olduğunu düşündüğünüz kişinin yanında olup, onu sakinleştirmeye ve etrafı algılamasına yardımcı olmasını sağlayın.

İkinci aşama “DİNLE”mektir. Bu aşamada desteğe ihtiyacı olabilecek insanlara yaklaşarak, onların ihtiyaç ve kaygıları sorulur. Burada yapılması gereken insanların dinlenmesi ve sakinleşmelerine yardımcı olunmasıdır. Bu dönemde kişilere “Ne oldu anlat!” şeklinde baskı yapılmamalı ve kişinin anlatmak istediği kadarını anlatmasına izin verilmelidir. Burada asıl olarak kişinin ihtiyaçlarının ne olduğu anlaşılmalıdır.

Psikolojik İlk Yardımın son aşaması ise “BAĞ KURULMASI”dır. İnsanların temel ihtiyaçlarını bildirmelerine ve hizmetlere ulaşmalarına yardım edilmelidir. Kişilerin yaşadığı problemlerle baş etmelerine yardım edilmeli, bilgi isteyen kişilere bilgi verilmelidir. Bu süreçte lütfen emin olmadığınız bilgileri paylaşmayınız, çünkü bu durum kişilerde beklenti ve hayal kırıklığı yaratacaktır. İnsanların sevdikleriyle bağlantı kurmasına ve sosyal destek sağlamasına yardımcı olunmalıdır.

WHO’nun 2016 yılında dünya ruh sağlığı günü teması olarak kabul ettiği Psikolojik İlk Yardım, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada yaşanılan krizlerin ardından en önemli müdahale olarak kabul edilmektedir. Şok dönemi olan ilk 48 saatte yapılan bu üç aşamalı yaklaşım ile birçok kişinin travma sonrası stres bozukluğu yaşamasının önüne geçilebilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir