Korkulan hastalık: ŞİZOFRENİ

Şu anda bu yazıyı okuyor olmanızın nedeni, hayatınızın bir döneminde şizofreni ile karşılaşmanız olabilir… Sevdiğiniz bir kişinin “şizofreni” tanısı almış olduğunu öğrendiğiniz zaman kendinizi şoka uğramış, kafası karışmış veya mutsuz hissedebilirsiniz.

Peki Şizofreni nedir? Şizofreni; düşünceleri, algıları, duyguları ve davranışları etkileyen ancak tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır. Kişinin tüm hayat alanlarının etkilenmesine neden olur. Genellikle ergenlik veya genç erişkinlikte (15-25 yaş), yani kişinin en verimli olduğu çağda başlamaktadır. Anne veya babada görülen şizofreni hastalığının çocuğa da geçme oranı %10’dur, yani genetik faktör tek belirleyici değildir. İnsanların düşündüğünden çok daha yaygındır (yaklaşık olarak her 100 kişiden biri) ve dünyanın her yerinde, cinsiyet ya da ekonomik sınıf gibi koşullardan bağımsız olarak görülmektedir.

Şizofreninin belirtileri hayatın her alanında ve çok çeşitli şekillerde görülebilmektedir ve bu belirtilerin herkeste aynı şekilde ortaya çıkma zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Şizofreninin habercisi sayılabilecek çeşitli belirtiler olarak; Halüsinasyonlar (gerçekte var olmayan ses, koku, görüntü gibi duyuların algılanması), Hezeyanlar (tuhaf, uygunsuz, olması mümkün olmayan düşünce veya inanış; örn. takip edildiğine inanma, uzaylılardan mesaj geldiğine inanma, özel güçlerinin olduğuna inanma, eşi tarafından aldatıldığına inanma, kötülük gördüğüne inanma), Konuşma bozukluğu (miktarında artma azalma, tekrarların olması, yeni kelimeler oluşturma, ses tonunu veya hızını ayarlayamama) Davranışsal bozukluklar (sosyal etkinliklere katılmada isteksizlik, içe kapanma, sürekli yapmakta olduğu sorumlulukları yerine getirememe, aşırı hareketlilik, şiddet davranışı), Duygularda değişiklik (donuklaşma, uygunsuz tepki verme), Bilişsel bozukluk (hafıza, problem çözme veya günlük işlerini planlamada bozulma) veya Uyku bozuklukları (az, çok uyuma) sayılabilir..

Tüm bu belirtiler sonucunda kişinin becerilerinde ve davranışlarında değişikler ortaya çıkmaktadır. Buna bağlı olarak akraba ve arkadaşları sıklıkla kişinin “eskisi gibi olmadığı” yorumunu yaparlar.

Şizofreni hastaları acaba bazı şeyleri istemedikleri için mi yapmıyorlar? Hayır! Şizofreni belirtileri nedeniyle kişiler hastalığın alevli döneminde olmasalar dahi diğer kişilerle konuşmaktan kaçınabilir veya onlarla karşılaşmak istemeyebilir, günlük sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilirler. Tüm bu davranış değişikliklerinin aile ve arkadaşlar tarafından anlaşılması elbette kolay değildir. Tembellikmiş gibi gördüğünüz bu davranışlar yüzünden ona kızabilirsiniz. Ancak bunlar hastalığın gerçek belirtileridir. Bu kişiler bazı şeyleri isteseler de yapamamaktadırlar.

Şizofreni tedavi edilebilen bir hastalıktır. Şizofreni hastalarının %10-20′si tamamen düzelebilmektedir. Bu süreçte ilaçlar şizofreni belirtilerini tedavi etmek ve tekrar oluşmasını engellemek üzere kullanılmaktadır. Unutulmamalıdır ki; ilaç tedavisi kesilirse belirtiler tekrar ortaya çıkmaktadır! Kronik birçok rahatsızlıkta olduğu gibi (hipertansiyon, diyabet, astım..vb), birçok şizofreni hastası da ömürlerinin sonuna kadar ilaçlarını kullanmak zorundadır. Şizofreni tedavisinde kullanılan çeşitli ilaçlardan hastanız için en etkili ve uygun olanı psikiyatri uzmanı doktorunuz seçip hastanıza önerecektir.

Toplumda düşünülenin aksine, şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar bağımlılık yapmamaktadır! Ancak her ilaçta olduğu gibi, bu ilaçların da çeşitli yan etkileri vardır. Bunlar arasında; ağrılı kas kasılması, huzursuzluk, yavaş yürüme, vücutta katılık, gözlerde kayma, ağız kuruması, baş dönmesi, sersemlik hissi, kilo artışı, cinsel problemler, adet düzensizliği, dikkat bozukluğu ve hafıza problemleri sayılabilir. Ancak her ilaç kullanımının bu yan etkilere yol açması zorunluluğu bulunmamaktadır. Genellikle tedaviye başlanan ilk haftalarda ortaya çıkan bu yan etkilerden herhangi biri hastanızda gözlendiği takdirde mutlaka doktorunuza bildirmelisiniz.

Şizofreni hastalarının hayatlarını mümkün olduğu kadar normal sürdürebilmesi için yakınlarına da önemli bir görev düşmektedir.

Şizofreni hastalarının yakınlarında ilk tepki, çoğunlukla bu durumu kabullenememek ve bu hastalığı reddetmektir (“O hasta değil, ilgi çekmek için yapıyor”). Sık görülen başka bir tepki de suçluluk hissetmek (“Ben ilgilenmedim diye oldu, şöyle davransaydım olmazdı belki”) ya da bu durumu sorgulamaktır (“Neden bizim başımıza geldi, nerede hata yaptık?”). Bu sürede kendinizi yalnız hissedebilir (“Kimse beni anlamıyor!”), üzülebilir veya gelecek ile ilgili endişe duyabilirsiniz (“Kendisine ya da başkalarına bir zarar verir mi?”). Tüm bu duygu ve düşünceler herkes tarafından yaşanabilen doğal tepkilerdir.

Öncelikle yakınınızın şizofreni hastalığının olmasından kimsenin sorumlu olmadığını anlamalısınız. Şizofreni herhangi bir davranışa veya kişinin hatasına bağlı bir sonuç değildir. Birçok insanın sandığının aksine, bölünmüş bir kişilik durumu veya kişilik zayıflığı da değildir. Suçlanmaya sebep olan düşünce, kötü anne babalığın yol açtığı bir durum veya beslenmeyle ilgili bir sorun da değildir. Düzenli ilaç kullanılmasının sağlanması ve hastalığın öncül belirtilerinin tespit edilmesi şizofreninin alevlenmemesi veya hastalığın şiddetinin azaltılmasına yardımcı  olacaktır.

Diğer yandan taşınmak, iş değişikliği, askerlik, evlilik, boşanma, hamilelik, lohusalık, ciddi fiziksel hastalıklar, ekonomik zorluklar, sevilen birinin kaybı, ayrılıklar gibi her türlü stres verici yaşam olayı şizofreninin alevlenmesine neden olabilir. Bu nedenle çevrenizdeki şizofreni hastalarının bu tür olaylardan daha az etkilenmesi için daha yoğun bir çaba göstermelisiniz.

Sonuç olarak biliyoruz ki şizofreni birden çok etmenin birleşmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Şizofreni ve tedavisi hakkında bilgi edindikçe, bu tür duygu ve düşüncelerden kurtularak geleceğe daha umutla bakacaksınız. Biliyoruz ki şizofreni rahatsızlığı olan birçok kişi, hastalığın belirtileriyle başa çıkabilmekte ve tek başlarına yaşamlarını sürdürebilmektedir!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir